Thursday, March 29, 2007

nefs-i mudafai unutkanliklar


- Sadece bir kere degil, birkac sefer vurdu bana,
dediginde gozyaslarini siliyordu. Daha az once bahsetmisti olduresiye guc kullandigindan. Fakat benim de gozlerimin yasla ve nefretle doldugunu gorunce ekleme geregi duydu:
- Ama ben de cok kotu konustum, hakaret ettim, onu cileden cikardim...

Bir bekar olarak evli arkadaslarla ozellerini paylasmak tehlikeli bir yoldur. Ne diyeceginizi bilemezsiniz. Bir sekilde evlilikler duzelir, arkadasliklar tukenir. Ama Londra'da tanidigim bu genc Turk kadininin soyledikleri karsisinda icsesimi makul olmaya ikna ederek ve o tehlikeli yolu dikkate alarak
- Bak, ne yasarsan yasa ama lutfen bana onun cok iyi insan oldugunu, pisman oldugunu, istemeden yaptigini anlatip durumu mesrulastirma cunku bu sekilde kendini de onun da sebepleri olabilecegine inandiracaksin. Ama bunun sebebi sen olamazsin anliyor musun? Neymis ettigin agir laf? Bu dilde -onun dilinde- edebilecegin en kotu kufur mu, f.ck sozcugu mu? Bu ona canini yakma hakkini mi veriyor...

Gelecek hafta yeniden bulusmak uzere sozleserek ayrildik, ikimiz de biliyoruz ki konusmak onun akil sagligi icin faydali olacak.

Tabii butun gun yasadigim soku atamadim ustumden. Ben kimseyle konusamamistim cunku. Buyuk eski askimin nasil tek eliyle bogazimi sikip digerindeki bicagi gostererek
- Ne yapayim simdi ben seni, oldureyim mi? dediginde...

Ona cevap bile vermemistim. Belki yapamayacagini biliyordum ama gozundeki cinneti de gormustum... Neden o an bitmedi o iliski, bir de ustune 1 bucuk yil daha birbirimizi sevmeye devam ettik? (ettik mi?) Ask var miydi o ara? (gittikce daha da zorlastirmadik mi hayati birbirimize?) Vardi sanirim. Hastalikli bir ask, bir tane daha hastalikli ask.

Nasil kurtuldum icimdeki butun nefretlerden, hatta ofkelerden?

Su an yasadigim cafcafsiz, sade ama huzurlu sevgiden dolayi mi bunca hafif hissedisim? Ben dengelerimi bu sevgiden once kurmustum aslinda. Bu bir erkegin bana yasattigi bir duygu olamayacak kadar bana ait, bana ozgu. Belki de bundan dolayi hafifim su an ve belki de buyuyorum...

Arkadasimin evliligi bir bina oldu bugun gozlerimin onunde, hani vardir ya dinamitle patlatilan binalarin cokme goruntuleri.... Etrafa cok da yayilmadan asagidan kat kat yikilir. Seyrettim sadece sokaktan gecen biri gibi, maalesef. O sirada sehre yagmur yagdi, tozu dumani ortmek istercesine.





Wednesday, March 21, 2007

sol elim sag olsun...

Agrilar biraz hafiflemisken yazabilirim sanirim...

Gecen cuma sabahi yasadigim asiri dusuk tansiyon, 4 dusme ve bir kirik sag omuza mal oldu bana. 2 kere de sert sekilde kafami carpmistim ama neyse ki omuzum disinda ciddi bir problem yok. Ilk gunku bas agrisi da tekrar etmedi, butun testler temiz cikti...

Aman aman diyoum, iyi ki solakmisim. Kirik sol omuzumda olsaydi, benim icin cok daha zor olurdu sag elle yasamak. Bu halde de uyumak zor, gundelik hayat cok zor, ustumu degistirmek imkansiz.

Bir de yardima muhtac olma durumu var. Hal boyle olunca psikoloji de bozuluyor tabii. Msn'e baglaniyorum can sikintisindan. Iletisim hatalari daha cok canimi yakiyor. Bir gecmis olsun demeden, -oha, nasil becerdin dusmeyi- diyenler, abuk sabuk gulen suratlar yollayanlar... Tanidigim insanlar boyle tepkiler verdikten sonra, burada tanistigim insanlarin ilgisizligine sasmamak lazim aslinda. Neyse ki Xavierim var, iyi ki o var. O benim sag kolum...

..................
PS. Kanada'ya dair cok sey var ama tek elle yazamayacagim :) Cok guzel gecti, kisin soguguna ragmen harika bir deneyimdi. Yakinda...